Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

CERİT HABER

yukarı kayan haber.

Kore Gazisi Azzıkçı Ömer Berker Vefat Etmiştir.        Details...
Yusuf Çakıl vefat etmiştir.        Details...
Fatma Onay Vefat Etmiştir        Details...
Ayşe Keklicek Vefat etmiştir.        Details...
Muhammet Tekerlek Vefat Etmiştir        Details...
Salman Bozdere vefat etmiştir.        Details...
Ayşe Yorulmaz Vefat etmiştir.        Details...
Mehmet Kumru vefat etmiştir        Details...
Ayşe Döş Vefat Etmiştir.        Details...
İbrahim Fidan vefat etmiştir.        Details...
Yeter Hanım vefat etmiştir.        Details...
Faraza Cuma Zorkun vefat etmiştir.          Details...
Mehmet Kısa (çete) vefat etmiştir.          Details...
Veli Tekel Vefat Etmiştir.        Details...
Mustafa Karabıyık vefat etmiştir.        Details...
Ebru Şişman Vefat Etmiştir        Details...
Müdür Salman Engizek Vefat etmiştir        Details...
Şerife Bahçe Vefat Etmiştir        Details...
Oruçpınarlı çavış mehmet dinler vefat etmişitr        Details...
Şeytan Mustafa Kekeç Vefat Etmiştir.       Details...
Ayşe VIRIT Vefat etmiştir.        Details...
Mehmet Doğanpınar vefat etmiştir.       Details...
Azzıkçı Topal Mustafa Berker vefat etmiştir       Details...
Hacce Tekel Vefat etmiştir.       Details...
Emine Berker Vefat Etmiştir.       Details...
Fidan Öztürk vefat etmiştir.       Details...
Heleteli Mazlum Küpelikılıç vefat etmiştir.       Details...
Teslime İğde Vefat Etmiştir.       Details...
Şükrü Demiröz Vefat Etmiştir.       Details...
Ahmet Fatma İyiyaş vefat etmiştir.       Details...
Bilal Ali Çakıl ve Ayak Ömer Demir Vefat Etmişlerdir..       Details...
Mustafa Berk Vefat Etmiştir.       Details...
Muharrem Yurtal Vefat Etmiştir.      Details...
EŞEFATMA kÖKÜ VEFAT ETMİŞTİR.       Details...
Ali Kekil vefat etmiştir (piro Ali)       Details...
Egili Köse Kızılseki vefat etmiştir.       Details...
Eşefatma Şahan vefat etmiştir       Details...
Fatma Havuç vefat etmiştir.      Details...
Mehmet Kütük vefat etmiştir.       Details...
Akife Çelebi vefat etmiştir.       Details...
Feramiz Boğaz Vefat etmiştir.       Details...
Havva Karagöz vefat etmiştir       Details...
Havva Yılönü Vefat Etmiştir        Details...
Nalbant Ökkeş Temizyürek vefat etmiştir.       Details...
Halil Tekin Vefat Etmiştir       Details...
Gavız Seyit Yaman Vefat Etmiştir       Details...
Azzıkçı Hasan Berker Vefat etmiştir.        Details...
Hasan Doğanpınar ve Mehmet Teker ve Ömer İncecik Vefat etmişlerdir.       Details...
Karayusuf Mıstık Şarlak vefat etmiştir.       Details...
Sucu Kadir Duman vefat etmiştir.       Details...
Öğretmen Fuat Kurt vefat etmiştir.       Details...
Dirgen İbrahim Zorkun vefat etmiştir       Details...
Cuma Göker Vefat Etmiştir       Details...
Şaban Güneş Vefat Etmiştir.       Details...
Eşefatma Güneş vefat etmiştir.       Details...
Derviş Keskin vefat etmiştir.       Details...
Mustafa Göker Vefat Etmiştir       Details...
Elif Nur Tükel Vefat Etmiştir       Details...
Kadir Berkan İğde vefat etmiştir.       Details...
Emekli öğretmen Mahmut İğde vefat etmiştir       Details...
Emine Yavuz Zöhre Kök Eyüp Derebent vefat etmiştir.       Details...
Mehmet Çokak ve Zeynep dilik vefat etmişlerdir       Details...
İbrahim Yalçın Ve Mustafa Kelleci vefat etmişlerdir       Details...
Feyzullah Dönmez vefat etmiştir        Details...
Yaşar Kökenöz Vefat etmiştir.       Details...
Ali Kurtlucan Vefat Etmiştir.       Details...
Göymıstık Veli Karabıyık vefat etmiştir.       Details...
Hacı Dinler vefat etmiştir.       Details...
Kazım Güler vefat etmiştir.       Details...
Ali Yadigar Avcı vefat etmiştir       Details...
Halil Göz Vefat etmiştir.       Details...
Beser Hacı Tekin Vefat Etmiştir       Details...
Fatma Derebent Vefat Etmiştir       Details...
Vıllık Yusuf Akgöz vefat etmiştir       Details...
Meriş Kınalı Vefat Etmiştir.       Details...
Fatma Karslı vefat etmiştir       Details...
Hüsne Sümen vefat etmiştir       Details...
Döndü Akbaş vefat etmiştir       Details...
Hortoğlu Hüseyin Yorulmaz vefat etmiştir       Details...
Eşefatma Babuccu vefat etmiştir       Details...
NAZ  Details...
NE  Details...
A  Details...
Ramazan Sakallı vefat etmiştir.       Details...
Çalgın Ahmet Çakıl vefat etmiştir       Details...
Ali Karasu Vefat Etmiştir       Details...
İsmail Altun vefat etmiştir.       Details...
Mehmet Vizir (oruç) Vefat etmiştir       Details...
YAŞLANDIĞINI YAŞLANDIĞINI (at  Details...
BOŞU BOŞUNA 2  Details...
AŞIKLAR BOŞUNA  Details...
Ahmet Çolak Vefat Etmiştir.     Details...
Tekere Ali Tatlı Vefat etmiştir.       Details...
Vakkas Küpelikılınç vefat etmiştir       Details...
Yakup Kekil Vefat etmiştir       Details...
Aloca Yusuf Gök Vefat Etmiştir.       Details...
Ayşe Vırıt Vefat Etmiştir       Details...
Muhammet Çokak (Gırbo Muhammet) vefat etmiştir       Details...
Kayıp Durmuş Karagöz           Details...
Mehmet Kayaakay Vefat Etmiştir Normal 0 21 false false false  Details...
ORHAM SÜRMEN ŞEHİT OLDU           Details...
Memiş Tekerlek vefat etmiştir (Gazel)       Details...
Durmuş Öcal vefat etmiştir Normal 0 21 false false false  Details...
Veli Çadır Vefat etmiştir Normal 0 21 false false false  Details...
Zeynep Uzan Dilik Vefat etmiştir.      Details...
Mustafa Çağlar vefat etmiştir.       Details...
Necmettin Çetinkaya vefat etmiştir.       Details...
Ümmü Selen vefat etmiştir.       Details...
Elif İğde Vefat Etmiştir.       Details...
Ayşe Yorulmaz Vefat Etmiştir.       Details...
Ayşe Zorkun vefat etmiştir.       Details...
Ünlü Ozan Ali Kızıltuğ Vefat etmiştir Normal 0 21 false false false  Details...
Muhammet İğde vefat etmiştir.       Details...
SON DAKİKA  SON DAKİKA HABER       Details...
Emine Aydemir Vefat Etmiştir.       Details...
Hortlu Yusuf Kurt Vefat etmiştir.       Details...
SON DAKİKA HABERLER  SON DAKİKA HABER       Details...
İkra Tekerlek vefat etmiştir.     Details...
Şerif Bozdere vefat etmiştir.       Details...
Memiş Kuş Vefat etmiştir.(karamemiş)       Details...
İbiş İğde Vefat Etmiştir.       Details...
Hasan Nurhak vefat etmiştir.      Details...
İbrahim Çokak Gırbo İbrahim vefat etmiştir.     Details...
SO DAKİKA  Details...
Kemal Yavuz vefat etmiştir (Arif Kemal)      Details...
İbrahim Zorgün vefat etmiştir      Details...
Veli Onay vefat etmiştir.      Details...
Ahmet Şahan vefat etmiştir      Details...
son dakika haberler  Details...
Durmuş Üstün (Berduş) vefat etmiştir.      Details...
Elif Öztürk Vefat Etmiştir.     Details...
Elif İncecik Vefat etmiştir.      Details...
Sema Yılmaz Çalışkan vefat etmiştir.     Details...
Emine İğde Vefat Etmiştir.      Details...
Kuyumcu Yaşar Uyan vefat etmiştir.      Details...
Ümmühanı Kelleci vefat etmiştir.      Details...
Tosun Ali Damar vefat etmiştir    Details...
Ayşe IBRIK vefat etmiştir.      Details...
Koray Can Kırıcı Vefat Etmiştir.      Details...
Elif Özbek Vefat Etmiştir.      Details...
Kara Ali Döş vefat etmiştir.      Details...
Mehmet Göker vefat etmiştir      Details...
Derviş Elif Zorkun vefat etmiştir.     Details...
Hacı Yusuf Kekil Vefat etmiştir      Details...
Ahmet Gökburun ve İsmail Küçük vefat etmişlerdir.      Details...
Ayşe Güler Vefat etmiştir.        Details...
Demirci Abdullah vefat etmiştir      Details...
Hüseyin Keklicek Vefat etmiştir.      Details...
Düğünümüz var Buyurun               &  Details...
Mesut Canlı vefat etmiştir      Details...
Mahmut Barak Vefat etmiştir.      Details...
evleniyoruz düğüne buyurun Details...
Lütfiye Kahraman vefat etmiştir.      Details...
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN var text="TÜM İSLAM ALEMİNİN RAMAZAN BAYRAMI  Details...
Ahmet Göker Vefat Etmiştir.      Details...
Hatice Kutlu vefat etmiştir.      Details...
Funda Rande vefat etmiştir     Details...
Fatma Karasu vefat etmiştir.      Details...
Gümüşfatma Babuççu vefat etmiştir.      Details...
SON DAKİKA HABERLER  Details...
Hacı Nurhak Vefat Etmiştir.     Details...
Hakan Tolga Yiğit Vefat etmiştir.     Details...
Kalender Baddal vefat etmiştir (çolak Kalender)      Details...
Kadir Uzun Abacı Kadir vefat etmiştir  Abacı Kadir Uzun     &n  Details...
Yusuf Havuç Vefat etmiştir.      Yusuf HAVUÇ  &n  Details...
Şerif İğde Vefat Etmiştir.      Details...
16 NİSAN 2017 REFERANDUM SONUÇLARI             &nbs  Details...
ÇAĞLAYANCERİT'E EVET, HAYIR SONUÇLAR ÇAĞLAYANCERİT SEÇİM SONUCU. &nbs  Details...
Deli Balta Cuma Sakallı vefat etmiştir.      Details...
Yusuf Güler vefat etmiştir.      Details...
DURDU KURU VEFAT ETMİŞTİR.      Details...
ERGÜL VE ALİ'NİN DÜĞÜN TÖRENİ Details...
İbrahim Dönmez vefat etmiştir.(şeytan İbo)      Details...
Sinan Aksu vefat etmiştir.      Details...
Nihal Dere vefat etmiştir.      Details...
Ahmet Çetinkaya vefat etmiştir.      Details...
Koko Süleyman Kumru vefat etmiştir.      Details...
Bozali Eşefatma Elmas vefat etmiştir.      Details...
Fatma Demir demirci Fatma vefat etmiştir      Details...
Mehmet Uzan Vefat Etmiştir.      Details...
Hacı Cuma Çolak Vefat Etmiştir.      Details...
Teslime Rande vefat etmiştir.      Details...
Köto Mehmet Kırıcı Vefat Etmiştir.      Details...
Vırıt Veli Onaran Vefat Etmiştir.      Details...
Süleyman Berker (azzıkçı Süleyman)      Details...
Devran Kekil Vefat etmiştir.        Details...
Mehmet Devecioğlu vefat etmiştir       Details...
Hüsne Kurt Vefat Etmiştir.      Hüsne Kurt     Details...
Hatun Dolgun Vefat Etmiştir.      Details...
Solak Mıstık Tekel vefat etmiştir.     Details...
Emine Bozdere Vefat etmiştir.      Details...
Sadet Boğaz Vefat Etmiştir.      Details...
ibrahim Çolak vefat etmiştir   </a>  <a href=Details...
Ali Altın vefat etmiştir      Details...
Selver IBRIK vefat etmiştir.      Details...
Şeref Mehmet Tunç Vefat Etmiştir.      Details...
Ahmet öksüz vefat etmiştir.      Details...
Ahmet Uzun vefat etmiştir.      Details...
CENNET YAMAN VEFAST ETMİŞTİR.      Details...
ELİF ÇETİNKAYA VEFAT ETMİŞTİR      Details...
HÜSEYİN ÇAĞIR VEFAT ETMİŞİTİR      Details...
Ormancı Ali Akçadağ Vefat etmiştir.      Details...
Hilal Berker vefat etmiştir    Hilal Berker    Ç  Details...
Babaco Süleyman Yiğit vefat etmiştir.   </a>  <a href=Details...
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN var text="TÜM İSLAM ALEMİNİN KURBAN BAYRAMI M  Details...
Memiş Ahmet Aydemir Vefat Etmiştir.      Details...
Cılav Kasım Zorkun vefat etmiştir.    Cılav Kasım Zorkun    As  Details...
ümmühanı havuç vefat etmiştir      Details...
ÇAVIŞ MEHMET ALTUN VEFAT ETMİŞTİR   </a>  <a href=Details...
YUSUF UZUN VEFAT ETMİŞİTR      Details...
Nafiye ustaoğlu vefat etmiştir      Details...
Teslime Gök Vefat Etmiştir.      Details...
Eşe Fatma Avcı vefat etmiştir.      Details...
Ramazan Çakıl Vefat etmiştir. (keçeli Ramazan)    Ramazan Çakıl (keçeli  Details...
Sırı Açıkgöz vefat etmiştir.      Details...
Üstgül Mühendislik
İbrahim Mağara vefat etmiştir.    İbrahim Mağara    &Ccedi  Details...

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Oylama sunuçları

Şairin hangi şi…

6.ceviz festivali dinleyin

Tanıtıyoruz

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Saat ve Takvim

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

Ziyaretci sayaci

Bugün23
Dün30
Bu hafta153
Bu ay53
Toplam468415

Kaç misafir içerde

sayaç.Belgesel

Yurt içi yurt dışı sayaç

11 Kasım 2011

YORUMLAR

SORAN MI VAR
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır...
UNUTMA HA
sayin mucehher dolu sahirim sihiri okudun caglayan...
BULUNURMU
çok sevilen ve sayılan bir adamdı hepimizin baî..
ÇALDIK BU SENE
çok güzel bir şiir daha güzel şiirler bekliyo...
KAPANIRMI EDE
SENDE OLMASAN MEMLEKTİN DERDİNİ TAKİP EDEN BUL...
İZ BELLİ DEĞİL
merhaba ben ceritlioğlu şiirleriniz, çok güzel...
VAR OLUR
gerçekten güzel bi başlangıç.önceden olması...
İNANMAK GEREK
Ölen kişiye Allah'tan bol bol rahmet dilerim. ...
ÇAĞLAYANCERİT İLÇESİ
Canım üstadım benim yaşadıklarım bölümün...

Manşet Haber Başlıkları

article thumbnail        Ömer Berker        Çağlayancerit Fatih Mahallesinde ikamet eden Kore gazisi Azıkçı Ömer Berker vefat etmiştir. Merhuma Allah’ tan rahmet yakınlarına dostlarına tüm sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Doğum Yılı:   1932 Ölüm Tarihi:  23.03.2020
Devamını okuyun

article thumbnail        Yusuf Çakıl        Aslen Çağlayancerit’li olup Yukarı Pazarcık’ta ikamet eden Yusuf Çakıl Arabasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir. Merhuma Allah’ tan rahmet yakınlarına dostlarına tüm sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Doğum Yılı:  ...
Devamını okuyun

article thumbnail        Fatma Onay        Çağlayancerit ilçesi Oruçpınarı Mahallesinde ikamet eden Fatma Onay vefat etmiştir. Merhumeye Allah’ tan rahmet yakınlarına dostlarına tüm sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Doğum Yılı:   1934 Ölüm Tarihi:  20.03.2020
Devamını okuyun

article thumbnail        Ayşe Keklicek        Çağlayancerit ilçesi İstiklal Mahallesi karafirez obasından ikamet eden merhum Küçük Mehmet Keklicek’in eşi Poccu Mustafa’nın ablası Ayşe hatun vefat etmiştir. Merhumeye Allah’ tan rahmet yakınlarına dostlarına tüm sevenlerine sabır ve baş sağlığı...
Devamını okuyun

ANASAYFA
ANASAYFA
AŞIK VE ŞAİRLER TÜMÜ
      AŞIK ALİ ATAŞ:
  Ben Ali Ataş:11 Temmuz 1946 yılında, Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit Köyünde tarlada ekin biçerken annem beni dünyaya getirmiş. Her nedense nüfusa 08.Şubat.1948 Doğumlu olarak  kaydettirmişler.  Adım Ali, soyadım Ataş. Âşık mahlasımdır. Burcum (Aslan) Okuma yazması olmayan bir ailenin üçüncü evladıyım. Babam, Pazarcık’lı olduğumuzu sonradan Cerit’e geldiğimizi söylerdi. Dedemin Doğumu
       Bilinmemekte 01.07.1862 Tarihinde vefat etmiştir. İlçemiz 4 aşiretten mütevekkildir. Aralık evi, Dabanlı, Deli Ahmetli, Kızıllı. Babam Dabanlı aşiretinden Veli Ataş. Lakabına Ateş Derlerdi. Annem Fatma. Lakabına Gro’nun kızı derlerdi. Kızıllı aşiretinden Kara Bekir’in torunudur. Cerit 1986 yılının Haziran ayında kasaba oldu. Bu tarihe kadar Cerit Türkiye’nin ve Kahramanmaraş’ın en büyük köylerinden biri idi. En kalabalık nüfusa sahip olan bir köydü. 1987 yılının yine Haziran ayında ilçe oldu.
       Çocukluğum:
     Yoksulluklarla geçen çocukluk yıllarımı azda olsa hatırlıyorum. Ben şimdiki çocuklar kadar şanslı bir çocuk değil idim. Oyuncaklarım olmazdı. Tahtadan, kartondan, tenekeden oyuncaklarımı kendim yapıp oynamak İsterdim. Fakat babam oynamama izin vermeyip, oyuncaklarımı kırardı. Biz fakir bir aile idik, Mezarlık yakınlarında, odası olmayan, ahşap, iki katlı kırk beş metre kare bir evimiz vardı. Odamız yoktu. Alt katta sığırlarımız yatar, üst katta anne baba çocuklar on baş horanta bir arada yaşadık ve yattık. Sobamız yoktu. Evin bir köşesinde ocak vardı damda bacası vardı.
      Ocakta iri odunlar yakardık ataşın başına çevrilir ısınmaya çalışırdık. Döşümüz ısınır sırtımız donardı.
Evimizin 3 kat yatağı vardı. 5 erkek kardeş üçümüz yukardan ikimiz aşağıdan yatağa girer bir yorgan örtünürdük. Üç kız kardeş bir yatakta yatardı. Yün döşeğimiz yoktu çaput minderlerde çaput yorganlarda yattık. Tüm evlerde olduğu gibi bizim evimizde de su yoktu. Köyün gelini, kızı Keziban hatun Camisi’nin önündeki pınardan bakraçlarla evlerine su taşırlardı. Evimiz pınara çok uzaktı. Bizlerde yaz kış bakraçlarla evimize su taşırdık. O tarihlerde köye üç dört metre kar yağardı. Pınara gidemediğimiz günlerde annem ocakta kar eriterek içecek suyumuzu ve sığırlarımızın içecek suyunu temin ederdi. 
       Keven içinde uyudum:
       Keven güzün dağdan getirilir kışın ıslatılıp doğrayarak sığırlara yedirilen dikenli bir yem türüdür. O zamanlarda köylü malcılıkla geçim sağlardı. Keven getirmeyen ev olmazdı. Yumuşak olması için yağmur alacak şekilde evin önüne ve süyüklerin altına veya ağaçların başına yığarlardı. Bizim evin önünde Dut ağacı vardı babam dut’un başına yığardı. Geceleri arkadaşlarımla oyun oynardık. Eve geç kaldığımda babam kapıyı açmazdı. Dut’a çıkar kevenin orta yerinde kendime yer açar üzerimi kefenlerle örter orada uyurdum. Babam sabah namazı keven almak için dut’a çıkar aşağıya keven atarken üstüm açılır bir Ali sesi duydum gözümü açtım ki babam. Ne yapıyorsun burada dedi.
     Ne yapayım kapıyı açmıyorsunuz burada yatıyorum dedim. O gün yağmur yağmış ıslanmışım. Kalk dedi beni aşağı indirdi eve çıkardı anamı uyardı şunun elbisesini değiş dedi. Elbise olarak uzun etekli fistanım vardı. Anam şaşırdı nerde ısladın üstünü dedi. Kevenin içinde uyuyordum üzerime yağmur yağmış orada ıslandı dedim. Annem babama kızdı sen kapıyı açmazsan çocuk nere gider? Elbette kevenin arasında yatar yazık değil mi? dedi. Babam bir daha kapıyı kilitlemedi. Eve erken gel dedi. Çocukluğumda böyle günler yaşadım.
     İlkokul yıllarım:
     Okul çağım geçiyordu. Babam beni okula göndermek istemiyordu. Benim defter kalem alacak param yok diyordu. Ben ise okula gitmek için Gece gündüz ağlıyordum. Kimliğimde yoktu kendi azmim ve çabam ile 1956 yılında okula yazıldım. Keziban Hatun Camisinin yanındaki Molla Yusuf’a ait iki katlı, ahşap üzeri mertek ve çapkı ve toprak ile örtülü duvarları taş ve çamur sıvalı tek odalı evde okula başladım. Şimdiki İstiklal mahallesindeki okulun bulunduğu yere Şubat tatilinde köylülerin yaptırdığı 2 derslikli okula taşındık. Bir ay okula deftersiz kalemsiz gittim. Babam bana defter kalem almıyordu. Cevizimiz çoktu. Evden ceviz çaldım sattım bir kara kalem, bir defter, bir de silgi aldım. Başka defterim olmadığı için deftere yazdığım günlük derslerimi bir gün sonra siler yeniden yazardım. Okul bitinceye kadar bir defteri kullanırdım.
       Dini Dersler Aldım:
      İlkokulun yanı sıra köyün fahri imamı Hasan Tükel’den dini dersler aldım. Okulda elimden her iş gelirdi. Kırılan sıraları tamir eder kırılan camları takardım. Öğretmenim ve arkadaşlarım bana usta derlerdi. Öğretmenim Ali Asker 14 Mart 2020 tarihinde vefat etti kendisine rahmet ailesine baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.  Bir ara hanımıyla birlikte ziyaretime gelmişlerdi. Öğretmenim okumamı çok istiyordu. Fakirlik nedeniyle İlkokuldan sonra okuyamadım. 1960 yılında ilkokul diplomamı aldım.
       Köyde elektrik yoktu:
       Geceleri gazyağı lambası, çam, çıra, lastik Kırıntıları yakarak evimizi aydınlatırdık. Babam gazyağı feneri ile gece yatsı namazına giderdi. Özel bir odamız yoktu. Gece gaz lambasının ışığında ders çalışırdım. Babam çok zaman bana kızardı dersine sabah çalış Yarına yakacak gazyağı yok lambayı yakma derdi. Bazen lastik bazen çıra yakar derse çalışırdım. Özel ayakkabım yoktu. Kadran lastiği ya da babamın sığır derisinden yaptığı ham çarığı giyerdim. Çorabın ne olduğunu bilmezdim. Buğday arpa nohut ekmeğini bilmezdim. Genelde gilgil darı, ekmeği yiyerek büyüdüm. Çok zaman kahvaltısız okula gittim. Akşam yemeğimizden birkaç lokma kalmış ise sabahleyin onu atıştırır okula öyle giderdim. O günlerde köye 4 metre kar yağardı sokaklar kapalı imkânlar kısıtlıydı. Şimdiki gibi okullar tatil edilmezdi.
      Öğlen okuldan eve gelmezdim. Yemeğim çantamda bulunursa iki diş tarhana ve iki cevizdi. Okula giderken her öğrenci gibi bir yarıntı odun götürürdüm. Götürdüğümüz odunları sobada yakarak ısınırdık. Sınıfta seksen beş erkek öğrenciydik. Aramızda kız öğrenci yoktu. O tarihlerde kız çocukları okula gönderilmezdi. Çünkü köyde ileriyi ve geleceği göremeyen insanlar çok vardı. Öğrencilik yıllarımda gazete ve kitap okumayı çok severdim. Fakat okuyacak ne gazete, ne kitap bulabilirdim. Salman kâhya’nın sebze bahçesini sulardım. Ağabeyli karakolundan gelen askerler Karagöz isimli gazeteler getirirlerdi muhtar okuduğu gazeteleri atmaz bana verirdi. Sabahlara kadar o gazeteleri okurdum.
       Okulumuzda Su Yoktu:
      Başta anlattığım gibi köyün bir tek pınarı vardı. Tüm evlerde suyun olmadığı gibi okulumuzda da su yoktu. Teneffüse çıktığımızda su içmek için okula yakın evlere koşardık evlerde su olmadığı zaman okula üç yüz metre uzaktaki pınara yağmurda yağsa, karda yağsa koşarak gider, suyumuzu içer, Nefes nefese okula dönerdik. Derse geç kaldığımızda vay başımıza gelenlere. Öğretmenimiz bizi cezalandırırdı. Yarım saat sınıfın bir köşesinde tek ayaküstü bekletirdi. Yâda kışın soğuğunda göğsümüzü açtırarak yirmi dakika kar üzerine ağzı üstü yatırırdı. Bunları hep yaşadım.
      Şiir yazmaya başladım:
      İlkokul dördüncü sınıfta iken şiir yazmaya başladım. Yazdığım şiirlerde genelde Çağlayancerit halkının dertlerini, yaşantılarını dile getirdim. Şiirlerimde kimseyi ötekileştirmedim. Devamlı birlik beraberlik çağrıları yaptım. Aynı çağrıları yapmaya devam. Üzüntümü, sevincimi, öfkemi, Kısacası tüm duygularımı halkın dertlerini Şiirlerimle anlatmaya çalışırım. Okuyucularımdan genelde Hasan’la ilgili şiirlerimden çok eleştiri alırım. Soruyorlar bu Hasan kim? Merhum Karakoç’un dediği gibi “ha Hasana ha sana” derim. Hedefteki kişi bir isimdir. Konu başkadır. Hasan’la bir konu anlatılır Bu anlatım bazen şikâyet bazen sevinç bazen hüzün bazen övgü bazen taşlama olabilir.
        İlham kaynağım:
       O tarihlerde Şair Abdurrahim Karakoç’un Hasan’a Mektuplar” isimli şiir kitabı elime geçti, onu okudum. Karakoç sanki Cerit’i ve Cerit’liyi anlatıyordu.  Abdurrahim Karakoç benim ilham kaynağım oldu. Yazdığım şiirlerim yeri geldiğinde gençler ve yaşlılar arasında ezberlenerek günümüzde bile söylenir.
         Köye Kitap satanlar gelirdi:
        O tarihlerde köye katırlarıyla kitap satan Darendeli insanlar gelirdi. Köprübaşındaki Karaveli Ali’ye ait ahşap evin çardağında kitap sergisi açarlardı. Ancak kitapların kapak başlıklarını okurdum. Orada bulunan Salman Kurt isimli yaşlı amca: Okumaya meraklı olduğumu biliyordu.“Ali bana baba de, sana istediğin kitapları alırım.” deyince öyle sevindim ki Salman amcaya tereddüt etmeden baba dedim. Bana istediğim dört tane kitap aldı. Sevincimden uçuyordum. Kitapları alıp eve geldim.
      Babam evdeymiş “Nerden aldın o kitapları?” dedi. “Salman amcaya baba dedim, o aldı.” deyince babam sinirlendi. Sayfasını bile açmadığım kitapları elimden aldı yırttı, ateşe atıp yaktı. Ve beni iyi bir dövdü. Hacı dayımda bazı kitapların olduğunubiliyordum. Ağlayarak dayıma gittim. Dayımdan emanet birkaç kitap aldım. Korkumdan dayım ile birlikte eve geldik. Babam yine kitapları elimde görünce çıldırdı. “Bu defa kime baba dedin?” deyince dayım “Kitaplar benim, emanet verdim. Okusun sonra alırım” dedi. Bir hafta içinde şiir ve hikâye kitaplarını okuyup bitirdim.
         Saz çalma merakım:
        O günlerde beni saz çalma merakı  Sarmıştı fakat sazım yoktu. Tenekeden kendime bir saz yaptım. Kısa zamanda teneke sazımla saz çalmayı öğrendim. Daha sonra harçlıklarımı biriktirip kendime bir saz aldım. Köyde düğünlere giderdim sabahlara kadar çalar söylerdim. Saz çaldığımı duyan köyün bazı örümcek kafalı insanları babama saz çalmanın günah olduğunu, öldüğümde cehennemde yanacağımı söylemişler. Babam bu insanların sözlerine inanarak saz çalmama izin vermedi. Bir müddet sazı komşularda sakladım. Bir gün komşudan sazımı alıp eve geldim. Evde saz çalıyordum. Aniden babam geldi. Ben sana saz çalma demedim mi deyip sazı elimden aldı duvara vurup kırdı. Sazımın kırılmasına dayanamadım. Bu şiiri yazıp babama not bıraktım. 
 
               Baskıyı artırdın hep benden yana,
               Canım babam beni getirdin cana?
               Dert ortağım sazı çok gördün bana,
               Duvarlara vurarak kırdınız babam.
 
         Evimden ve köyümden kaçtım:
     O gece babama küserek evimden ve köyümden kaçtım. O tarihlerde köyün yolu ve arabası yoktu. Peşimden gelen olur korkusuyla yola gitmedim tepeden tepeye giderek, bazı yerlerde kısığın o azgın ve soğuk sularını geçerek, on dört saat aç susuz, yayan yürüyerek köye otuz kilometre uzakta olan asfalta vardım. Yatsı namazı bir yük kamyonuna binerek Maraş’a gittim. Maraş’ta Kimseyi tanımıyordum. Yatacak yerim de yoktu. Birilerine sordum. Bana bir yer tarif ettiler, gittim. Tarif edilen yer, Saray altı Mahallesi’nde bir han,
         Ekmeği kapıp kaçtım:
        O gece handa yattım. Cebimde ekmek param yok acım sabah erkenden çarşıya çıktım bir kız çocuğu ekmek almak için fırının önünde bekliyordu yanına sokuldum çocuk ekmeği alır almaz elinden bir tanesini kaptığım gibi kaçtım hana girdim. Kuru somun ile karnımı doyurdum. Bir saat sonra çarşıya çıkıp gezip dolaştım. Akşam hana geldiğimde hancıya derdimi anlattım. Bana bir haftalığına 60 kuruş verdi sabahleyin ilk işim iki domates Bir ekmek alıp karnımı doyurdum. Bu handa günlüğü on kuruşa bir yıl kaldım, işsizdim. İnşaatlarda çalıştım. Hamallık, ayakkabı boyacılığı seyyar satıcılık yaptım. Günlük gazete ve dergiler sattım.
      Daha sonra bir fotoğraf makinesi alarak fotoğrafçılık yaptım. İlk işim hancıya olan 60 kuruş borcumu ödedim. Şiir yazmaya devam ediyordum. Yazdığım şiirlerimi matbaalarda çoğaltarak çarşıda, pazarda, mahallelerde satmaya başladım. Biriktirdiğim üç beş kuruş ile kendime bir saz aldım. Şiirlerimi satarken çok zaman sazım yanımda olurdu. Bulunduğum müsait ortamlarda çalar söylerdim. Etrafıma toplanan insanlara irticalen söylerdim. Bu da insanların hoşlarına giderdi. Fakat zabıtalar bana bir türlü rahat ettirmezlerdi.
       Bakınız kiminle atıştım:
      Birçok şair ve âşıklarla karşılaşıp tanıştım. Şairlerle atışmalar yaptım. 1967 yılıydı Kahramanmaraş’ta çarşı başında şiir satıyordum. Temmuz’un sıcağında sırtı abalı, ayağı şalvarlı ham çarıklı, kıl çoraplı, başı poşulu, iri yarı bir adam gördüm. Yanına sokuldum. İrticalen kim olduğunu, yazın bu sıcağında neden bu kıyafetle gezdiğini sordum aniden bana cevap vermeye başladı epey devam ettik. Şiirinin son kıtasında Abdulvahap Kocaman olduğunu öğrendim. Şaşırdım özür dileyip elini öptüm. Sırtımı sıvazladı. Meğerse kendiside teyibe okuduğu kasetleri satıyormuş. Atışmalarımızı kasete kaydetmiş. Bana bir kasetini hediye etti. Bu büyük şairi asla unutamam. Önceleri de ismini duyardım. Fakat tanımazdım. Böylece tanışmış olduk.14 Ağustos 2005 tarihinde vefat etti. Kendisine Allah’tan rahmet ailesine ve tüm sevenlerine sabır baş sağlığı diliyorum. Türkiye’de birçok il, ilçe, köy dolaştım.
        Halkım beni Âşık Ali olarak tanıdı. Sayfanın başında da anlattığım gibi Âşıklık mahlasını bana halkım verdi. Macerayı ve övünmeyi sevmem. Olduğum gibi görünmeye, göründüğüm gibi olmaya çalışırım. Gençliğimde birçok şiiri ve türküleri kafamda tutardım. Şimdi ise hepsini unuttum ezbere tek kelimede olsa ne türkü ne şiir bilirim. Ancak kâğıttan okurum. Türkiye’nin birçok ilini gezdim velhasıl gurbetin kahrını çok çektim. Annem, şehre gelip gidenlerle evine dönsün diye ara sıra haber salıyordu annemi kıramazdım. Geçmişte babama olan dargınlıklarımı, kırgınlıklarımı unutarak tekrar köyüme döndüm. Son zamanlarda içine kapalı biri olarak toplumlardan uzaklaştım. 
         Asker arkadaşlarım:
       Evlendim. 27 Kasım 1968 de askere gittim. İlk birliğim Sivas Temel tepe. Köye mektup yazarak sazımı istedim PTT ile gönderdiler. Komutanlarım saz çalmama müsaade ettiler. Cumartesi Pazar günleri alayın anons cihazından çalar söylerdim. Sivas’ta Yılmaz Güney ile tanıştım. 1937 doğumlu olduğunu okuduğu için askere geç geldiğini söylerdi.1984 Yılında Fransa’da vefat etti. İki ay sonra Tokat’a tayin oldum. Tokat’ta da Muhlis Akarsu ile tanıştım. Akarsu ile subay gazinosunda bir defa sahne
Aldım 1948 doğumluydu İki ay sonra usta birliği’ne gitmek üzere kura çektik. Muhlis Akarsu Erzurum Hasan Kale’ye, ben Gaziantep’e gidecektim komutan yerlerimizi değiştirdi. Ben Erzurum Hasankale’ Muhlis Gaziantep top taburuna gitti. 1993 de eşiyle birlikte Sivas Madımak otelinde yanarak can verdiler.  Rahmet diliyorum.
      Yirmi dört ay askerlik yaptım. Asker ocağında şiir yazmaya devam ettim. O tarihlerde yazdığım şiirlerimin birçoğu bulunduğum il ve İlçenin mahalli gazetelerinde birçok dergi ve kitaplarda yayımlandı. O günkü gazete ve dergileri hala saklarım. Köyüme döndüğümde işsizdim. Yapacak bir işim yoktu. Birkaç yıl Çukurova tarlalarında çapa vurdum, pamuk topladım. Sonunda kendime bir meslek edinmeyi düşündüm. 
       Radyo tamirciliğine başladım:
      Bazı elektronik kitaplar okuyarak, usta yanında çalışmadan radyo tamirciliğini en kısa zamanda, Kendi kendime A’ dan Z’ ye öğrendim. Cerit’te elektrik yoktu. O zaman gaz ocağı vardı. Ocakta demir ısıtarak radyonun lehim işlerini yaptım. Radyo malzemelerini bir avuç parça olarak alır radyo kiti işlerdim. Radyoların dış kabinlerini bizzat kendim yaptım. Birçok yeni radyolar imal ettim. Radyoculuğun yanı sıra televizyon tamirciliği ile ilgili elektronik kitap ve dergiler okuyarak televizyon tamirciliğini de kendi kendime öğrendim. Bir dinamo bir su motoru alıp Jeneratörü kendim yaptım. Bir televizyon aldım. Televizyonu bir müddet evde seyrettik sonra bir yer kiralayarak
        İki Yıl Çay Ocağı Çalıştırdım:
       1977/1978 yıllarında iki yıl çay ocağı çalıştırdım. İki yıl sonra kapattım. Veresiye defterinin sayfasını açmadan sobaya vurup yaktım. 1984 yılında köye elektrik geldi. Tamirciliğin yanı sıra bir müddet fotoğrafçılık, elektrik, tesisatçılığı su tesisatçılığı, Sıvacılık, yaparak, geçimimi, sağladım. Yaşadığım hayatımı, üzüntülerimi, sevincimi, pişmanlıklarımı, ibretlik olayları tüm yönleriyle anlatsam sayfalar yetmez. Birçok insanın hayatı acı, tatlı yaşanmış gerçeklerle doludur. Yaşananların bir kısmı anlatılabilecek ve ders alınabilecek türlerden olduğu gibi bazı olaylar ise yaşayanda sır olarak kalır. Bir yakınıyla dahi paylaşmaz. O insanın kendisiyle birlikte mezara gider. Ben de o kişilerden biriyim. Her insan için yaşanmış üzüntünün, sevincin, Başarının ve başarısızlığın hayatın birer parçası olduğunu anlatmaya çalıştım.
       Hayattan ümit kesilmemesi gerektiğini, İnsanlar arasında komşulukların, dostlukların, arkadaşlıkların bitmemesini daim olmasını isterim. Çektiğim cefa ve sıkıntılara rağmen bugün her şeyimi babama borçluyum. Allah rahmet eylesin. Eğer babam sazımı kırmasaydı belki köyümden ayrılıp gurbete gitmezdim. Köyümden çıkmazdım. Hayatın zorluklarını, çilelerini yaşamasını bilemezdim. Belki de şiir dahi yazamazdım. Çocukluğumda babamdan gördüğüm ağır baskılar bugün dahi rüyalarıma girer. “Maalesef  babama olan evlatlık borcumu ödeyemediğimi geçmişteki hatalarımı ancak kendim baba olduğumda anladım.” Her çocuk benim gibi o yaşlarda kendi egosunu öne çıkarır. Ama zamanı gelince babanın haklılığı anlaşılır. Evlat her şeyi daha iyi anlamış olur.1990/2000 yıllarında bir kamera alarak düğünlerde bayramlarda kamera çekimleri ve fotoğrafçılık yaptım.
     Web Sayfalarım:
     2006 yılında adıma yaptırdığım haber şiir ağırlıklı
(http://www.atasali.com/) web sayfa sayesinde 
Çağlayancerit’in tanınmasına büyük katkıda bulundum.
(http://atasali.blogspot.com.tr/)   Resim,Video Haber
(http://cerithaber.blogspot.com.tr/)   Resim,Video Haber
(https://atasalibelgesel.blogspot.com/) Resim,Video Haber web sayfalarımda şiirlerimi ve ilçede olan günlük haberleri Cerit resimleri merhum resimleri ve videolarım yer almaktadır. Binlerce şiirlerimi ve makalelerimi yayımlamaya devam ediyorum. Dünya insanları Çağlayancerit’i ve Âşık Ali’yi daha yakından tanıdılar. Halkla iç içe oldum. İnternet ortamında çok şair ve yazar dostlarım olmuştur. İlçemizde üniversite okuyan gençlerimiz ve hiç tanımadığım birçok üniversite öğrencileri biyografimden, yazılarımdan şiirlerimden faydalanarak tezlerini tamamlamışlardır. Buda benim için gurur vericidir. 31 Ağustos 2013 de yayımlanan (Çağlayancerit’in Sesi) gazetesinde yedi ay kadar köşe yazarlığı yaptım.
       Özel albümüm yok:
     Teyp kasetlerine kendi yazdıklarımı ve bazı sanatçıların eserlerini sazım eşliğinde okudum. 60’lık ve 90’lık olarak 30 tane teyp ses kasetlerim var. 04 Mayıs 2004 Tarihinde bilgisayar ve internet ile tanıştım. Teknolojiden yararlanarak tüm ses kayıtlarımı videolarımı Makalelerimi Şiirlerimi internet ortamına aktardım. Ayrıca Kahramanmaraş,(Aksu) televizyonunda Adıyaman (Asu) televizyonunda canlı yayınlara katılıp şiirler okuyarak sohbetler ettim.1967/2019 yılları arasında yazdığım tüm şiirlerimi ve birçok makalelerimi kitaplaştırdım.
        Yazdığım kitaplar:
1.  (Çağlayancerit) isimli şiir kitabım Ekim 2011 yılında (144) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
2. (Anlatamadım) isimli şiir kitabım Ekim 2012 yılında
(144) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
3. (İnanmadılar) isimli şiir kitabım Mayıs 2014 yılında (208) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
4. (Dinlemediler) isimli şiir kitabım Aralık 2015 yılında
 (224) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
5. (Düşünüyorum) isimli şiir kitabım Aralık 2016 yılında (224) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
6. (Umudu Kestim) isimli şiir kitabım Ekim 2017 yılında (224) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
7. (Küstüm Ben) isimli şiir kitabım Kasım 2018 yılında (224) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı.
8.(Yaranamadım) isimli şiir kitabım Kasım 2019 yılında  (224) sayfa olarak Ukde yayınlarından çıktı. 
9. (Kimi Koydun ki) isimli şiir kitabım korona virüs yayılması nedeniyle 2020 yılında basımı gerekirken ileri bir tarihe ertelendi.
10. (Çağlayancerit ve yaşanmış gerçekler) isimli genel kültüre dayalı Kitabım basıma Hazır. Allah nasip ettiyse önümüzdeki Yıllarda (261) sayfa olarak yayımlanacaktır. Bağ-kur’dan emekliyim ilçede ikamet etmekteyim. Şiir ve makaleler yazmaya devam ediyorum. Evliyim 3 kız 2 erkek evladım var 17 torun sahibiyim.                    
                                                       Âşık Ali Ataş    
       ÂŞIK MAĞDUR ALİ:
       Ali Güler, ailenin ikinci evladı olarak 1955 yılında doğmuş. Doğum esnasında kalçası çıkan Ali, topal kalır. Komşuları İsmini topal Ali olarak çağırırlar. Oturdukları ev otuz beş metrekare. Ailesi on baş horanta. Anne, baba, tüm aile, odasız 35 metrekare bu evde yaşamışlar. Evlerinde su, elektrik yok. Oturdukları evi geceleri çıra ışığıyla aydınlatırlar. Annesinin, babasının okuma yazması yok. 1961 yılında ilkokula başlar. Devamlı okuldan kaçar. Dördüncü sınıfa kadar okuyabilir. Köyünde Âşık Ali diye biri vardır. Âşık Ali çocukluk yıllarımda düğünlerde, aile
     Toplantılarında çalar söylerdi. Âşığı dinlemek için acep nerede Çalıp söyleyecek diye takip edermiş. Âşık Ali taşlamacıdır. Toplumda bulunan herkese bir şeyler söylerdi. Çocuk olduğum için beni aşığın toplantılarına almazlardı. Aşığı dinlemek için bulunduğu odanın duvarlarına kulağını dayayarak  pencerelerde bacalarda onu dinlermiş. Topal Ali’nin askerlik çağı gelir. Fakat topal olması nedeniyle askere gidemez.
        1970 yılında evden ve köyümden kaçar. Bir daha köye dönmez. 1976 yılında evlenir, işsizdir. Kahvehanelerde, Çay ocaklarında garsonluk yaparak evini geçindirir.1977 yılında Âşık Meftunu ile tanışır. Âşık Meftunu’dan saz dersleri alır. Yavaş yavaş saz çalmayı öğrenir. 1980 yılında mahalleye bakkal dükkânı açar. İki sene dükkân çalıştırır. Sonunda dükkânı batırıp işsiz kalır. Üçtekerli bir motosiklet alır. Bir müddet çarşıda, pazarda motorculuk yapar. Sonra motoru satıp bir taksi alır. Taksicilik yapmaya başlar. Sıkıntı telaş derken sazı bir kenara bırakır. Epey zaman saz çalmaz. Bakar ki olacak gibi değil. 1982 yılında kendisine yine bir saz alıp çalmaya başlar. Çalıp söylemekten bir müddet sonra ses telleri bozulur.
     1998 yılında ses tellerinden amaliyat olur. Saz çalmaya bir müddet ara verir. Kahramanmaraş’ta halk Ozanları Derneği’nin olduğunu öğrenir. Derneğe gelip gitmeye başlar. Üye olur. Öksüz Ozan, Âşık Kul Osman ve birçok ozanlarla tanışır. Ozanlarla çalıp söylemeye başlar. Derneğin ileri gelenlerinden Öksüz
        Ozan, “Bundan böyle senin mahlasın Âşık Mağdur Ali.” der. Böylece Topal Ali isminden feragat etmiş olur. Dernekteki arkadaşlarının sayesinde toplum karşısına çıkar. Veda gecelerinde, düğün salonlarında, Necip Fazıl Kısakürek Kültür
      Merkezi’nde sahne alır. 2007 yılında Haluk Levent, Emre Saltık, Ali Temiz, Âşık Mağdur Ali mahlası ile bir konsere katılır.  Ara sıra Kahramanmaraş, Aksu ve Gaziantep Olay TV’de çalıp söyler. Şimdi ise Kahramanmaraş halk Ozanları Derneğinde başkan yardımcılığı yapıyor. Sözü ve müziği kendisine ait olan birkaç eseri vardır. Evli, iki kız, iki oğul, beş torun sahibidir. Kahramanmaraş’ta ikamet etmektedir. Âşık Ali Ataş       
***************************************
       BİLAL ÖKSÜZCE:
       Bilal Öksüzce 27 Mart 1967 Yılında Helete'de doğdu.
İlköğrenimini Helete İlkokulunda yaptı. İlkokuldan mezun olduktan sonra baba mesleği olan marangozluk mesleğine devam etti. Bilal 8 yıl süreyle aralıksız bu işte çalıştı. Askerlik hizmeti gelmeden önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Ortaokulunu dışarıdan bitirdi. Askerlik hizmetini kendisinin Neyzen olması dolayısı ile Ankara Mamak Muhabere Okulu Bando bölüğünde yaptı. Vatan görevini bitirdikten sonra marangozluk mesleğine devam ederken Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesi'ni dışarıdan bitirdi ve Açık öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı 4 yıllık iktisat Fakültesinibitirdi. Bundan sonra Kahramanmaraş'ta bir inşaat şirketine Muhasebeci olarak girdi.Bu zaman zarfında 2 Yıllık ilahiyat fakültesini dışarıdan bitirdi. On yılı aşkın bu görevde kaldı. Şirketin kapanması dolayısı ile Gayrimenkul danışmanlığı alanında kendi özel iş yerini açtı Halen bu vazifede devam eden Bilal Öksüzce evli ve 5 çocuk babasıdır.       Bilal Öksüzce
*******************************************
       İBRAHİM SAKAR:
       Ben İbrahim Sakar, Babam Kelibiş Mustafa Annem Yusuf Kocaman’ın kızı Yeter. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Küçükcerit köyünde 1965 Nisan’ında dünyaya gelmişim. Her nedense kimliğime 01.01.1965 tarihli olarak nüfusa kaydım yapılmış. O tarihlerde köyümüz Pazarcık ilçesine bağlıymış.1987 yılında Çağlayancerit ilçe olunca köyümüz Çağlayancerit’e bağlandı. Askere gidinceye kadar babamın yanında
      Bağda bahçede tarlada çalıştım. Babam malcılıkla çiftçilikle geçimimizi sağlardı. Çok zaman babamın davarını sığırlarını güttüm. İlkokulu köyümde okudum. Ailemin fakir olması nedeniyle yüksek okul okuyamadım. O dönemlerde şiir yazmaya merakım vardı. Hatta hecesiz vezinsiz serbest birkaç şiir yazmıştım. Ancak bir ihmallik yüzünden şiir defterimi kaybettim. Bu yüzden şiir yazmaya bir müddet ara verdim. Ta!’ki 17 Aralık 2016 Tarihinde Kayseri’de hainlerin komandolarımıza bombalı saldırısına kadar. Bu saldırıda 15 Askerimiz şehit oldu. O zaman acı ve üzüntüyle birkaç şiir kaleme aldım. Şiirlerimin ilk kıtası şöyle,    
                       Mehmet’im askerdi bak Kayseri’de
                       Gözü yaşlı ana kaldı geride
                       Mektup yazacaktı sevdiklerine 
                       Zalimler bombayla kesti yolunu.
      
       2016 Yılından sonra şiir yazmaya devam ediyorum. Soyadı kanunu çıkmadan önce babam (Meriş) Oğulları sülalesinden olduğumuzu anlatırdı. Daha sonra soyadı kanunu çıkınca bizim soyadımız (Tersakan) olarak yazılır. Ne hikmetse zamanla (sakar) olarak değiştirilmiştir. Annemin babamın okuma yazmaları yoktur. Babam okuyup yazmayı kendi kendine öğrendiğini söylerdi. Ben bir buçuk yaşında iken annem vefat etmiş. 2 erkek bir kız 3 kardeş öksüz kalmışız. Bir müddet sonra babam Hatice isimli bir hanımla evlenmiş. Bu hanımdan 4 kız 3 erkek kardeşimiz daha olmuş.
       Analığım bu gün itibarıyla 65 yaşında analığıma daha uzun hayırlı ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Biz 10 kardeşiz. Ben Ailenin üçüncü evladıyım. Kimliğimde ana adı Yeter olması gerekirken Ayşe’dir. 11.04.2013 tarihinde babamız vefat etti. Biz kardeşler. Babadan yetim kaldık. 2004 Yılında Köyümden Gaziantep’e taşındım. Bu ilde ikamet ediyorum. İnşat demir ustası olarak çalışıyorum.1988 Yılında evlendim. Bir oğlum birde kızım var.                                                  Âşık Ali Ataş
********************************************
     MEHMET EYİCE ŞAİR: 
     Mehmet Eyice ailenin en küçük çocuğu olarak 1959 yılında Çağlayancerit köyünde dünyaya gelir. Annesinin bir anlık ihmalliği yüzünden üç aylık bebek iken yere düşürülür. Düşme sonucu iki gözünü de kaybeder. Aile fakirdir. Mehmet doktora götürülemez. Ebedi görme engelli olarak kalır. Annesi Ümmühan’ı babası Mustafa’dır. Anne ve babanın okuma yazmaları yoktur.1980 yılında annesini,1989 yılında babasını kaybeder.Dört ablasıyla beraber baş başa kalır. Ancak okuma yazması yoktur. Mehmet genç bir delikanlı oluncaya kadar yalnız başına evden dışarı çıkamamış. 1974’de şiir yazmaya başlar. Görme yeteneği olmadığı için şiirlerini kâğıda değil, hafızasına yazar. şiirlerini hafızasının bir köşesine kaydeder. Şair çok zekâlıdır. 1974 yılında yazdığı ilk şiirini bu gün bile tereddüt etmeden okur. Şair biriktirdiği üç beş kuruş harçlık ile kendine bir saz alır. Köyünde saz çalan olmadığı için kendisine bir saz öğreticisi bulamaz. Saz çalmayı tam bilmese de Kendine yetecek kadar öğrenir. Şiirlerini bir kitapta toplama imkânı olmayan şair, 1974’ten 2015 yılına kadar yazmış olduğu tüm şiirlerini sazıyla teyp kasetlerine okuyarak “Sazım Sesim Deyişlerim” adı altında tüm şiirlerini kasetlere alır. 2015 yılında
     Âşık Ali tarafından tüm şiirleri kasetten bilgisayara aktarılmıştır. 1978’de İstanbul’a gider. Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezinde altı ay eğitim görür. Kabartma yazıyı öğrenir. Kabartma yazıların tümünü okur. Okulda birçok arkadaşlar edinir. Kabartma yazı ile arkadaşlarına mektuplar yazar. Kendisine gelen mektupları parmaklarının ucu ile okur. 1983’ de Kahramanmaraş Ertuğrul Gazi Körler Okulunda dışardan bitirme sınavına katılır.
      Okulun ilk diploma alan bir numaralı öğrencisi olur. 1987’de evlenir bir oğlu dünyaya gelir. Oğlu dört yaşına geldiğinde ölür. İkinci bir çocukları olmamıştır. 1974 ten 2015 yılına kadar yazdığı tüm şiirlerini Âşık Ali Ataş sesli olarak bilgisayar hafızasına aktarmıştır. Şair’in birçok şiirleri körler okulu dergilerinde yayınlanır. Birçok şiiri de Altı nokta körler okulu öğretmenleri tarafından sesli olarak CD’lere okunmuştur.  Şair Çağlayancerit ilçesinin İstiklal mahallesinde ikamet etmektedir.Şiir yazmaya devam eder. Şairimiz zekidir. Boş durmayan şair çakmaklara gaz doldurur, iskemle yapar, sandalye tamir eder. Ve devletin verdiği malullük maaşı ile geçinmektedir. Âşık Ali Ataş
********************************
    OZAN MEVLÜT ŞAİR:
    Mevlit Ozan Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit Köyünde (1964) yılında dünyaya gelir. Fakir bir ailenin çocuğu, Tüm güzelliklere hasret çocukluğu ve gençliği geçti. Ozanlılar sülalesinden soyadı Ozan lakabını soyadından almışıdır.  Babası İbrahim, Annesi Fadime, Uzun uzadıya bir öz geçmiş yazıp vaktinizi almak istemez. 1989 Yılında Almanya’ya gitti.27 yıldır Almanya’da yaşıyor 1999’ yılında Sevda yağmuru isimli kitabı Ocak Yayınlarında basılmıştır. Ön sözünü ve kitabının ismini değerli Şair Abdurrahim Karakoç vermiştir. İkinci kitabı Aşkın böylesi Bahaettin Karakoç önsöz yazdı ve isim verdi. 2010 Yılında yayımlandı. Üçüncü kitabı yüreğimin tınıları yine Bahaettin Karakoç önsözünü yazdı ve kitaba isim verdi. 2011 Yılında lazer yayınlarından çıktı. “Bu kadar derde, kedere rağmen inşallah yeni kitaplarla buluşmak dileği ile. İnsanlık âlemine barış, huzur, mutluluklar diliyor.” Selam ve dua ile.
*******************************
         RAMAZAN KINALI ŞAİR:
         Ramazan Kınalı, Küçükcerit mahallesi Camcılar Sülalesinden. Babası Ali Kınalı, lakabına Bıdık Ali derler.  Annesi Fatma. Babası köyde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşır. Ramazan da bir müddet babası ile bağda, bahçede, tarlada çalışır. Üç kız, dört erkek, yedi kardeştir. Ailenin beşinci evladı olarak 05.05.1988 tarihinde dünyaya gelir. Ramazan Ayında doğduğu için ismini Ramazan koymuşlar. Yaz geldiğinde yaylaya göçerler. Yaylada hep keçi, koyun güder. Genelde yaylada kalır. Arada bir köye gelir gider. 1996 yılında ilkokula başlar.
      Her dönem takdir ve teşekkür belgeleri alır. Üç yıllık ortaokuldan sonra zorunlu eğitimini 2004 yılında tamamlar. Ailenin fakir olması nedeniyle yüksek okul okuyamaz. Liseyi dışarıdan bitirir. Gençliktir mahallede bir kıza vurulur. Onu çok sever. Sonraları kızın kendisini sevmediğini öğrenir. O, kıza tamamen gönül bağlamıştır. Bir gün belki sever ümidiyle bekler. Sevilmediğini öğrenince de şiir yazmaya başlar. Bundan sonra ismi Şair Ramazan’dır. Askerlik çağı gelir. 2009 yılında askere gider.Askerde iken sevdiği kızın başka birine sözünün kesildiğini öğrenir. Dilinden şu sözler dökülür.                                          .                          
                        Ben askerde iken kesilmişti söz,
                        Yandı içerimde alevlenen köz,
                        Bağlandı şu elim kolum hadi çöz,
                        Kaderim karaymış gülmedim dayı.
 
       Bundan böyle ona da Allah mesut etsin demek düşerdi. Fakat içi kan ağlamaya devam eder. Askerliği bitince köyüne döner. Köyde fazla durmaz. Valizini alıp ver elini gurbet der. Artık kendi kendini sorgulamaya başlamıştır. Seni sevmeyen birini sen nasıl seversin diye düşünür. Yine de o sayfayı kapatamaz. Bir türlü kalbinden söküp atamaz. “O benim ilk aşkımdı, beni şair yapan da o kız oldu. Aşkı ömür boyu yüreğimin bir köşesinde hep kalacaktır der.” Sevdiği kız ele gelin olunca ümidini tamamen kaybeder ve “evlenmek benim de hakkımdır der” ve Mehmet Kızı Tuğba ile 08.11.2014 tarihinde evlenir. Kahramanmaraş’ta ikamet etmektedir. 27 Eylül 2017 yılında bir kız çocuğu dünyaya gelir Zeliha (Zeliş) ismini verir. Ramazan özel bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Âşık Ali Ataş                                   
********************************************